Fasulye [ Em Briç Leson ]

 

Fasulye

[ Em Briç Leson ]

 

( Kutsal olan şeyler şehrin havasına dayanamayıp.

Geberdiler)

 

 

 

 

 

 

Klaus

 

bin yıldır akmayan sudan başımı kaldırdım

bir yahudi kadının saçları için sizinle savaşacağım

tüm virgüllerinizle çatışacağım

 

Bu Kadar Saygısızlık.

Kongo da Bile Yok.

 

Entelijansiya ya Yeni kaydolmuştum.

Elde imkan olmadığından,

Depresif şiirler

                           Depresif şiirler Yazıyordum.

 

Yine böyle bir gün; gece;

                                        İntiharın

                                        Eşiğinde

Tam yeni bir ürün doğcakkkken..(şiir veya öykü)

                   

                    Zırrt Telefonum Öttü

                    Mazide kalmış bir dost.

                    Beni Kahkahayla güldürdü

 

Tabi türk sanatı

             Gelişmez<

 

IŞimdi boğazımda Yarım kalmışI           ;;[soğuk]

                    Bir İntihar

Lüzumsuz bir kahkaha.

Sigarasız bir gece.

İlhamsız şiirler.

 

 

 

Bu bir savaş--- Ot bile çoklu çıkar ruhum. Peki Neden bu yalnızlık?l. Dedim Ruhum işte sana son sana son vaadimi gerçekleştiriyorum. Güneşe bak. Güneşimize bile karınca çökmüş. Rabbim biz seninle böyle mi sözleşmiştik.

 

Başlıyor.

       Bu yazıları, kelimeleri anlamak isteyen için öneriler.

 

1-    Bu yazıları yazın.

2-    Yalnız olun.

3-    Bir müzik eşliğinde okuyun ve yazın.[1]

         

   Bu yazılar size mutsuzluktan başka bir şey kazandırmayacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bende bir tane değil ki.

Cin mi peri mi.

Ayakkabı lastiği.

Otobüs bileti.

Plastik sepeti.

Aldı ve gitti.

Gitti.

 

1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

#Hoşça itiyor kalbimi yalnızlık. Bu yaşamak değil.

  

   Hoşça itiyor kalbimi yaNlızlık.

Hoşça

İtiyor

 

Hoşça itiyor

Kalbimi.

 

#             Us bul beni

Nerde

nerde

 

Getir

Getir bana

                           Sevgi…..Sevgi

                                  Gelir

             Kalp yarar

       Ve

                    Döl

             Sığmaz kalbim

                           Sığmaz

Allaha

Kazanılmaz hiçbir savaş kendiyle kapışan.

Aşk ta böyledir.

                           Kan Akıtan.[şimdiye yüz defa ÖTERDİ]   Kalbi hedef al .

                    Tam isabet.

Kahkahalar…………

Karabasan. Görünen kirlidir. Görünmeyenden.

Sanılır.

Sarpak doladan. Sampılır tortak karadan.

Körü görsene lan lombak.

Ayna tarak çelik çomak.

                           [ben bilirim görmeden inanmam ]

                           [Su benden temiz mi                   ]

                           [hangi abdest bana kafi(d ve b bir)]

                           [Ya rabbi                                      ]

Bir tutam kenevir. Bir tutam kan. Bir tutam tütün. Bu bir savaş.

 

 

 

 

 

 

 

 

#Ölümü öyle çok arzuluyorum ki.

Kalın kuru sarı ilmeğin boğazımdan geçişini.

Narkoz aldıktan sonra kalbimin çıkarılışını. Özlüyorum.

 

       Yüzlerce ölümle ölmeyi diliyorum.

 

***************

#Geldik ki

Önü yok.

Gittiğimiz

Sonu yok.

**************

#Sonsuz bir rüyadayım. Boşluk hep boşluk.

*****

#Ben horoz değilim. Ev karanlık bir denizdir şimdi. Gidilmez ki. Meksikaya mı ne tutmuş başını gidiyor. Su tutar mı insanı. Tutuyor işte kusturuyor. Tepebaşı lokalinde.

#İşte bir şiir;

 

Kovulmuş bir beden,

Eğilmiş bir beden,

Ölü bir beden,

Sıcak bir beden,

 

Gırtlağımda acı

Gırtlağımda yakıcı bir acı,

Gövdemin kokusundan

Çadır

Tenimi bütün ışıklara

Perde

Yapıp kalın bir çizgi çekiyorum. Göğsümden ellerime. Kalın siyah bir çizgi.

 

Çıplak bir beden,

Kavruk bir beden,

Yosun tutmuş, kıllanmış, bitlenmiş, kokuşmuş, bir benden,

Siyah bir beden.

 

 

Benim kokularımdan yeşeriyor.

Damarlarımdan.

Bütün bu şarap kuyuları.

Bu isler tütün bağçeleri.

Bütün benim kederlerim.

 

Dört siyah damla. Kalbimin kapıları.

 

 

 

 

 

 

 

#-3-

 

Spaniyadan

Endülüsten

Arap bir kızın

Saçlarıydı gönlüme dolanan.

 

             Bir kozada yaşıyorsun!

Demiştim.

Böyle bir rüzgar eserken size.

 

Kadının dudağı kanadı.

‘Ah’ ! Sesi hala kulaklarımda.

 

       Bir dağ beni hıçkırıklarıyla çağırdı.

       Bir taş beni sizden iyi anladı.

       Şimdi size neyle yaklaşsam.

 

Gerçekten hapsolmuşsunuz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

#Bir Taş Arkadaşımdır.

 

Bir güzel yeşil. Arkadaş olduk onunla. O bana anlattı. Ben de ona. Dedim. Ellerim var bak. Böyle böyle yaparım. Böyle şöyle. Dedim dişlerim var bak. Şöyle, böyle gülerler. Dudaklarımla utanırım. Bak sakallarım bile uzuyorlar. Beni uyutup uzuyorlar. Ben bak ayaklarımı böyle severim. Çünkü beni gezdirirler. Kalbim var severim… Özlerim… Senin nelerin var? Dedim. Utandı. Küstü. Ağladı. Alındı galiba. Hıçkırıklarla ağladı. Hıçkırırken o bende ağladım. Sonra sarıldık. Uyuduk sonra. Sabah olduğunda gülüyordu. Unutmuştu olanı biteni. Bende unuttum. Güzelleşmişti. Ağlamak ona taptaze bir bulut getirmişti. Bir taş beni güldürdü. Bu gün dedim. Güzel taşçık sana bir masal anlatayım ama korkma. Bu masalın adı Nalutunu nasnİ. Korkma e mi? Bir damla sudan bir can çıkmış. Allah vermiş canı tabi. Bu canın pürtlekleri varmış. Gözleri yani. Böyle bakarmış, böyle, şöyle… Gülünce kısılırmış, üzülünce ağlarmış. Üzüldüğünü unutmak için tabi. Gözyaşları üzüntünün açtığı yaraları silmek içinmiş. Sonra. Güzel taşçık. Başka pürtlekleri olan başka biri gelip onu öldürmüşler. Yani Allah’ın verdiği canı almışlar. Bu çok günahmış güzel taşçık. Sakın sen öyle yapma! Der demez taş ağlamaya başladı ve kederinden çatladı. İki yarık arasından Habil’in kanı sızdı. İçim sızladı…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

#Şimdi kalbe yönel.

 

17 Eki. 11

 

suya bir taş atarsan sudan aynı güçte bir yükşeliş görürsün. en çok yükselen yer en çok içeriye doğru bükülen yerdir

 

bizi yalanlar besledi çiçeğim

bu yüzden meyvelerimiz yenmiyor

 

şimdi daha az konuşmalı

daha az yemeli daha az uyumalı

mıyız?

ben içimde bir yalan ve bir mutluluk sezdim hoşça kal

#göze inmeyen bir damla boğaza tıkanan bir ses için mersiye

(onun ve benim, senin ve benim yıldızların çok altında denizin hemen üstünde)

 

-nasılda eskidi yüzlerimiz.

-'bir kelime kanar

ağlar bir sözcük kağıdın üstünde'

-'önce güzelce bir gülüş

sonra bir el uzanır bana avucunda

sonsuz sevgi dolu'

-ben çok şey öğrendim güzel kadın

beni önemsediğin için utanıyorum

 

hoşçakal

 

kalbime dokundun

 

hoşçakal

 

hayır!

 

ben çok şey öğrendim güzel kadın

 

-'kelimeleri sonradan bulduk

 

biz insanız'

 

-'kelimeler kan ve gözyaşı

 

bir gül ve gülüş'

 

-derinlere daldın hoşçakal

 

yüzeye

elveda

 

 

 

 

 

#Durgun sular

 

Depremler alnımda kol geziyor

Volkanlarsa yamaçlarımda

Toprak kalbime kancalar atıyor

Ayaklarımsa çarmıhta

 

Bilinmedik

Bir yerden çağrılıyorum

Hiç duymadığım bir lisanla

Gönlüm çağırıyor olmalı beni

 

Zaman silerek sürtünerek benden

Damarlarım hizasında yarıklarla

Akıyor iki yanımdan

 

Çağlar rakkası tik taklar

Ağrı öpücükleri…

Pişmanlıklar, günah kuleleri

 

Zihnime

Şimşek yağmurları

Yağdırmada

 

Bilinmedik bir yerden çağrılıyorum

Gönlüm çağırıyor olmalı beni

 

Ben topraklarla doğdum

O hain tepelere varmasaydım

Beklide

Sükûn nedir bulurdum.

 

 

 

 

 

#

Benim Mısırlı Musa saçları tavrında

Ayarlanmış delikanlılığım sökmedi burada

 

Hayat ne hem çok ne hem az

Hayat azı dişime çakılmış kemik biraz

 

Durun aynalara bakmıyor musunuz?

Solgun yüzler hayat aynasından

Bir bir, silinip silinip kayboluyorlar

 

Kimisi hiç sorulmak istenmiyor öyle ki,

Korkuyor bakmaktan

 

Kimisi çocuk heyecanıyla bütün hayat mı?

Diyor kollarını açarak. Yıldızlar işaret ediyor.

 

Bütün hayat mı?

 

Bir gülümseme ışıldıyor yüzünde.

Eğilince başlar.

 

Diz çöküp oturduk sofraya

Hepsi buradalar

 

İşte cetvel çetele ve hesap

Bunlar aynı soydanlar

Hepsi aynı soydan

 

İşte Âdem ve Havva buradalar

Hem de çıplak değil.

 

 

 

Hiçte öyle güzel değildir. Sevdiğim kadınlar.

 

(

Güzellik mi,

Saçlarını tarıyor,

Parmaklarıyla,

Beyaz mı?

Beyaz.

Ürkek mi?

Çoook.

)

Bütün kızların gözleri Meryemdir. Bütün kadınların dudakları Marylyn. [2]

 

Hiçte öyle güzel değildir. Sevdiğim kadınlar.

 

(

Güzellik mi,

Saçlarını tarıyor,

Parmaklarıyla,

Beyaz mı?

Beyaz.

Ürkek mi?

Çoook.

)

Bütün kızların gözleri Meryemdir. Bütün kadınların dudakları Marylyn.

 

Hangi elbise

Sensiz güzel

Mümkün olsa

Seni giyerdim üstüme.

 

 

 

 

 

 

 

# Carolin

 

Gözlerin nakş eder gözlerime

Her bakışın bir intihar

Carolin 

Bunu bana yapmayacaktın

 

Mermerden elleri var zamanın Carolin

Bana bunu yapmayacaktın.

Damarlarımdan kan geçmiyor 

Cam kırıklarıdır akan

Carolin 

Bunu bana yapmayacaktın

 

Dolmasaydı ruhun eriyip içime 

Seni bunca sevmeyecektim

 

Carolin 

Bir yağmur

Nasıl yeniden bulut olacaksa

Sende bu değilsin

 

 

 

 

 

 

Allahın Emri idi

Aşık olmak

 

Tam bir köy

Yandan bakılınca

Önden Bakınca bir Alem

Olan yüzüne

 

 

 

 

 

 

 

 

#Tessa (artan ve azalan yağmur, korku, Onun hazla yürüyüşü)

 

Tessa desem yanaş bana

Ağır yükler taşıdım

Dedemin tabutu gibi

        omzumu çürüten

 

Delice sevişti

Ve silindi

Gözyaşlarımı silmek için yaptığım 

hafif ve nemli bezle

 

O bez ki benim

Ciğerimden yapılmıştı

 

 

 

#İNSAN[3]

 

 

a)

Suyun şırıltısını duyunca köpek,

                Hemen koştu.

                Denizi görünce adam,

                Başını iki elinin arasına aldı.

 

                Hayat ne kadar sakin,

                Ölüm ne kadar sahici.

 

                Akşam renginden belli olur…

                Gazellerden sonbahar…

                Ekmek ve çorba kokusu duyulunca harmanda,

                Çuval yüklü sırtlar,

                Yükünü indirir.

                Akşam olmuş iş bitmiştir,        

Artık rahat bir nefes alınabilir.

Göğü görünce adam,

İçini ne kadar geniş tutacağını bellemiştir.

 

b)

 

Kara adam beyaz adama baktı,

        Beyaz adamın karısı kara adamın ellerine baktı,

        Beyaz adam önce saatine sonra havaya baktı.

               

Kara adam beyaz adamın ne kadar toprağı olduğunu,

Beyaz adamın karısı havanın bozacağını,

Beyaz adam hava bozunca işlerin duracağını,

Biliyorlardı…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Derviş [4]

                                              

Bir kitap gördü mü?

Hemen gözünü dayıyor.

Kayıp bir ülke çıkaracak,

Bir gün onlardan.

 

 

                                                                                                 

Aynalar kendine bakar biz onlara baktığımızı sanırız.

Dünyada cahillerin feda edemeyeceği hiçbir şey yoktur.

Sanatın her türlüsü her yerde yasaklanırsa o zaman sanat varolabilir. ( özlemdir bizi birleştiren) Yalnızlıktan başka ne anlatılabilir?

 

 

 

 

 

 

#

Es muss Sein[5]

 

Life is going on. Q

Allah mı oda nesi…?

Süperman geçiyor sokaktan.

Sararmış başım.

Karanlık bir hançer ile.

Sökülüp çıkartılmalı göğsümden; bir kalp.

 

Ruh mu işte; oh my soul,

Boşlukta salınan bir arabadır. Siyah ve yağmurlu

 

Lets Tell me. Kırılmış bir kafadan kanfıştırtanlar.

Bu şiirimde Kaç M var?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Her günah ilk günah değildi.

İlkinde  bir yıldırım çarpacak sanmıştım ensemden.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aşkımın otantik kenti.

Al sana Atlans Kılıç

Al sana yalnızlık.

Daha ne anlatayım ki.

 

 

 

 

 

 

 

Sadece Fotokopi İle Çoğaltılabilir.



[1]                              A)Xenia Beliayeva – Dumpfe Traume

                               B)Rammstein – Angel

                               C)Vivaldi – Winter

                               D)Vas – At Siva’s feet vb.

[2] Aşk vardır.

[3] Giresun da Fındık toplayan işçiler için. Günlük ücretleri 10$ civarında. Alın teri ile doyanlar en erdemli insanlardır.

[4] Abdurrahman ABIKA ya saygılarımla.

 

[5]Mein Führer, and Automathically, Mutluluğun ilacını bulan sizler. 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !